Ne zormuş hayata direnmek,
Acılarına kimseyi dahil etmeden dayanmaya çalışmak.
Ne de haklıymışsın anne!
Büyüyünce dertler de büyür derken...
Ben büyüyorum,dertlerim gölge misali...
Kah boyumu aşıyor,kah karşıma geçiyor.
Ama hiç azalmıyor anne.
Biri bitiyor,biri başlıyor.
Küçücük bir çocukken bir yerlerimiz yaralanınca ağlardım dünya başıma yıkılmış gibi.
Gülümserdin önce halime,
Sonra ''gel öpeyim geçsin'' derdin.
Sanki o zaman geçiyor be anne!
Şimdi dünya gerçekten yıkılıyor başıma
Çaresizce ağlıyorum,
Seni arıyor gözlerim,
Gel öpeyim de diye.
Öpsen de geçmiyor anne!
Çocuk olsam yine,
Birkaç bina ötelerde kaybolsam,
Arasan beni saatler sonra dönünce azar işitsem,
Azar işittiğim için ağlasam,
Beş dakika sonra unutsam yine oyuna dönsem.
Büyümek neden bu kadar acı?
Neden böyle zorluyor beni ?
Yoruldum anne...
Saçlarını bile taratmayan,
Her şeye zırlayan o masum küçük nerelerde anne?
Yalnızım şimdi tek başımayım.
Her gün ayrı bir zorlukla açıyorum gözlerimi,
Hayat o gün ne yapacak,
Nereden vuracak bilemiyorum.
İçime atıyorum hep,
Kendimi zorluyorum,
Geçecek diyorum bu da geçecek...
Sahi sen hiç büyümekten şikayet ettin mi anne?
Hiç özledin mi çocukluğunu?
Keşke yeniden doğsam da annemin dizinde boştan yere ağlasam dedin mi?
Benim dertlerimi içine atan, her zaman güçlü duran, yüce annem!
Şimdilerde anlıyorum seni...
Hayata karşı duruşunu hayatla mücadeleni şimdi anlıyorum.
Ne zormuş anne,
Küçücük bedenlerde büyük yürek sahibi olmak ne zormuş...
Korkuyorum da artık,
Daha nelere dayanmak gerekecek kim bilir ?
Sen nasıl dayandın anne?
Sen nasıl bu kadar güçlü kaldın?
Bunların bir çözümü var mı anne?
Yol göster senin gibi olayım,
Güçlü durayım,
İçinde fırtınalar kopsa da gülücükler saçayım.
Büyümek bu mu anne?
Her küçüğün özendiği büyümek bu mu?
Eğer buysa ben büyümek istemiyorum anne !!!