2 Ağustos 2012 Perşembe

ÖYLE ÇOK SEVDİR Kİ BANA KENDİNİ....

öyle çok sevdir ki bana kendini,
bir gün olur da gidersen nefes almak acı gelsin,
ellerim hareket etmesin,

ruhum seninle gitsin, bedenim çöküp kalsın olduğu yere.
kalkmasının tek çaresi gözlerin olsun,
öyle çok sevdir ki bana kendini,
yaşamak sen yokken çölde susuz kalmak olsun,
güneş sen yokken sabahlarıma doğmasın,
hep gece olsun, hep uykum olsun,
yaşamın tadı tuzu yok olsun.
öyle çok sevdir ki bana kendini,
duyduğum her ses sen gibi olsun,
seni hatırlatsın, acını tazeleyen olsun,
öyle çok sevdir ki bana kendini,
gidişin yaşadığım en kötü an olsun,
gözlerim kararsın, sen gelene kadar açılmasın,
bakamasın kimselere,
öyle çok sevdir ki bana kendini,
sen gidince yaşayan ölüden farkım olmasın,
tek bir noktaya takılı kalıp sadece seninle yaşananları hatırlamamı sağlasın,
ve öyle çok sevdir ki bana kendini,
sen gidince diri diri gömsünler beni mezara,
artık yaşayamaz diye.

17 Temmuz 2012 Salı

Kendine İyi Bak Ey Sevgili...

ve... senden sonra,
yürüdüğüm sokaklar boş,
ellerim tutunamıyor,
sanırım hissetmiyorum da...
dokunduğun her şey küflendi,
ne çok olmuş sen gideli,
dokunmadım hiçbir şeye,
bakamadım bile
izlerin yaralar diye.
Yüreğimi sende unutmuşum,
yokluyorum ara sıra ben de değil,
boş boş bakıyorum etrafa,
insanlar nereye baktığımı anlayamıyor,
ve ben hala seni arıyorum gözlerimle.
herkes sana benziyor sanki,
sana benzeyen yüzler görünce afallıyorum,
kolay değil sen sanıyorum hala herkesi,
sanki herkes sen,
yakından bakıyorum,
kimsede yoksun.
içim acıyor sen de yoksun.
neredesin, ne yapıyorsun bilmiyorum,
giderken götürdüklerini bir bilsen...
koskoca şehir bomboş,
senin gittiğini yüzüme çarpar gibi,
farklıydın kabul et.
sadece benim için değil bu şehir için de farklıydın,
kimse senin kadar asil gelmedi bu şehre,
kimse senin gibi izler bırakamadı sokaklarında,
gözlerini değdirdin her yer küflenmiş sanki,
belli bu şehirde dokunamamış izlerine,
neden mi, kaybolmasın diye,
evet senden sonra yarım her şey,
senden sonra yaralı...
sen bilmiyorsun belki ama,
arkanda bıraktıkların kırgın,
herkesin yüreği yorgun,
benimse...
o sen de,
ne haldedir bilmiyorum,
sana yüreğime iyi bak diyemiyorum,
yanında olduğunu hatırlatmaya korkuyorum.
bir tek o kaldı zaten,
o da sensiz kalsın istemiyorum.
kendine iyi bak ey sevgili,
kendine iyi bak en sevgili...



1 Mayıs 2012 Salı

Büyümek bu mu ANNE...

Ne zormuş hayata direnmek,
Acılarına kimseyi dahil etmeden dayanmaya çalışmak.
Ne de haklıymışsın anne!
Büyüyünce dertler de büyür derken...
Ben büyüyorum,dertlerim gölge misali...
Kah boyumu aşıyor,kah karşıma geçiyor.
Ama hiç azalmıyor anne.
Biri bitiyor,biri başlıyor.
Küçücük bir çocukken bir yerlerimiz yaralanınca ağlardım dünya başıma yıkılmış gibi.
Gülümserdin önce halime,
Sonra ''gel öpeyim geçsin'' derdin.
Sanki o zaman geçiyor be anne!
Şimdi dünya gerçekten yıkılıyor başıma
Çaresizce ağlıyorum,
Seni arıyor gözlerim,
Gel öpeyim de diye.
Öpsen de geçmiyor anne!
Çocuk olsam yine, 
Birkaç bina ötelerde kaybolsam,
Arasan beni saatler sonra dönünce azar işitsem,
Azar işittiğim için ağlasam, 
Beş dakika sonra unutsam yine oyuna dönsem.
Büyümek neden bu kadar acı?
Neden  böyle zorluyor  beni ?
Yoruldum anne...
Saçlarını bile taratmayan, 
Her şeye zırlayan o masum küçük nerelerde anne?
Yalnızım şimdi tek başımayım.
Her gün ayrı bir zorlukla açıyorum gözlerimi,
Hayat o gün ne yapacak, 
Nereden vuracak bilemiyorum.
İçime atıyorum hep, 
Kendimi zorluyorum,
Geçecek diyorum bu da geçecek...
Sahi sen hiç büyümekten şikayet ettin mi anne?
Hiç özledin mi çocukluğunu?
Keşke yeniden doğsam da annemin dizinde boştan yere ağlasam dedin mi?
Benim dertlerimi içine atan, her zaman güçlü duran, yüce annem!
Şimdilerde anlıyorum seni...
Hayata karşı duruşunu hayatla mücadeleni şimdi anlıyorum.
Ne zormuş anne,
Küçücük bedenlerde büyük yürek sahibi olmak ne zormuş...
Korkuyorum da artık,
Daha nelere dayanmak gerekecek kim bilir ?
Sen nasıl dayandın anne?
Sen nasıl bu kadar güçlü kaldın?
Bunların bir çözümü var mı anne?
Yol göster senin gibi olayım,
Güçlü durayım,
İçinde fırtınalar kopsa da gülücükler saçayım. 
Büyümek bu mu anne? 
Her küçüğün özendiği büyümek bu mu? 
Eğer buysa ben büyümek istemiyorum anne !!!

24 Nisan 2012 Salı

Ateş Misali...

İlk defa bu kadar yorgun ruhum,
İlk defa bu kadar kırılgan.
Etrafımdakilerin boş bakışları,
Kahkaha atışları
En önemlisi sesleri yaralıyor bedenimi.
Her seste daha da kanıyorum.
Hadi oradan der dibi bakıyorlar gözlerime.
''İyisin iyisin'' diyen insanlar sarmış dört yanımı.
Ben istermiydim böyle olmayı,
Yere sağlam oturtulmuş dikili taşım derken
Her yani çürümüş bir ağaç olduğunu,
En acı şekilde öğrenmek nasıl bir his bir bilseler.
Ele avuca sığmayan bir kelebek gibiydim ben,
Kahkahalarım inletirdi Ankara sokaklarını.
Dokunmaya çalışanı yakardı bedenim.
Kendi ateşimle yaşardım mutlu mesut.
Her şeyin bir sonu var derler ya hani
Sen bana dokununca anladım.
İlk defa üşüyorum belkide
Soğukluk nedir ilk defa görüyorum
Kendi sonumu kendim getiriyorum
Sana dokununca hissedemiyorum ama
Her yanımı alev almış yanıyorum
İçim öyle soğudu ki,
Kül oluyorum biliyorum ama
Hiçbir şey yapamıyorum
                                          07.02.2011

Buruk Bir Aşk Hikayesi...

Sözler tükendi artık,
Bir şeyler bağlıyor dilimi,
Sana ne git diyebiliyorum
Ne de kal...
Git desem canım çok yanacak biliyorum
Gitme desem de sen yanacaksın.
Birbirimizi yakıyoruz her koşulda
Zarar veriyoruz bir şekilde.
Ben razıyım yanarım senin için.
Karar verdim şimdi sen git
Arkana bile  bakmadan git
Gözlerime bakarsan kal derim diye korkuyorum.
Sakın bakma, unut beni ve git...
Ayrı ayrı yaşatalım bizi
Sen kendinde bir şeyler bırak bana
Ben de sana vereyim kalbimi,
Biliyorum o sende kaldıkça ben hep yaşayacağım içinde.
Başka yerlerde biz olarak yaşayacağız.
Bir arada olamadık,
İzin vermedi yürek yarası.
Ama ayrı ayrı yaşayacağız inan.
Sen hep benimle,
Ben hep seninle,
Birbirimizi yakmadan, buruk bir mutlulukla belki,
Ama yaşayacağız inan...

                                2008

5 Nisan 2012 Perşembe

Yaşanacaklar...(Yaşayacakların)

Kimi gördü gözlerin benim gözlerimden sonra?
Kime dokundun o ellerinle bana dokunduğun gibi?
Kaç kişi girdi kanına?
Kaç kişi dokundu sakallarına?
Kaç dudakla buluştu dudakların?
Düşünmek istemiyorum başkalarına ait oluşunu.
Benden sonra bedeninin kaç ruha karıştığını,
Kimlerle bütünleştiğini düşünmek istemiyorum.
Parçalanıyorsun her gün,
Kendini, bedenini bölüyorsun bin bir parçaya.
Yavaş yavaş hazırlıyorsun bitişini.
Bundan bir kaç sene sonra ''yoruldum'' diyeceksin.
Tek düze bir hayat isteyeceksin.
Olmayacak!
Düzgün yürekler arayacaksın.
Sevmek, sevilmek isteyeceksin.
Yeri gelecek ağlayacak,
Yeri gelecek haykıracaksın.
Yorulacaksın, diz çöküp gözlerini kapatacaksın.
Ben geleceğim aklına!
Gözlerimi göreceksin karanlıklarda.
Beni dileyeceksin defalarca!
Ama olmayacak.
Herkeste beni arayacak,
Ama bulamayacaksın!
Benden sonra dokunduğun her kişide,
Beni daha çok kaybettiğini düşüneceksin!
Üzüleceksin,
İşte o an anlayacaksın benim yokluğumu!
Kalkacaksın bana benzeyen yüzler arayacaksın!
Bulamayacaksın!
Artık hiç kimse benim gibi olmayacak!
Yalnız öleceksin!
Yalnız ve buruk...

2 Nisan 2012 Pazartesi

Kayboluyorum...

Çok zaman oldu sen gideli,
Hala gördüğüm her yeşilde gözlerin,
Her rüzgarda kokun var.
Senden sonra anlamı kalmadı hiçbir şeyin,
Bomboş sanki tüm nesneler.
Adımı sorsalar!
Onu da unuttum belki de,
Bana kattığın her şey bitti belki de.
Akşamlar çöktü üzerime.
Gündüzler kayıp,
Güneş kayıp,
Yıldızlarda ışık kalmadı.
Ahh nefesine muhtaç olduğum !!!
Sensiz ekmeğin bile tadı yok.
Nefesler boğazımda düğüm.
Kesik kesik anılarım,
Senden sonram kesik kesik...
Annesini kaybetmiş minikler gibi ağlamaklı gözlerim.
Gördüğü herkese ''Anne'' diye ağlayan,
Herkesin annesi olmasını dileğidi bir çocuğum şimdi.
Yokluğun vuruyor yüzüme,
Kalp atışlarım sen oldu,
Bir gidip bir geliyor.
Gördüğüm her şeyde suretini arıyorum.
Yok ! yok ! yok! ,
Kayboluyorum...





26 Mart 2012 Pazartesi

Sabaha Sensiz Uyanmak...

Çok özledim seni,
Senden başkam yok bu aralar,
Baktığım her yerde sen varsın,
Her şey sen kokuyor.
Sanki kurulan her cümle seni anlatıyor.
Kalp atışlarım seni zikrediyor.
Bu kadar kolaymıymış gitmek,
Bu kadar kolaymıymış sırt dönmek.
Sitem ediyorum sana hala.
Boş biliyorum, her sözcük bomboş.
Gözümü kapatıyorum zihnimde tek kelime
Özledim...
Her hareketini,bakışını,gülüşünü özledim.
Gülerken sakallarına giden ellerini özledim.
Ne sıcaktılar,
Güven verecek kadar yalancılar.
İçim ürperiyor geceleri
Yeni bir sabaha sensiz uyanmak,
Ne zor...

5 Mart 2012 Pazartesi

Sus...

Sus kalbim,
Bir kez daha seni dinlemek istemiyorum
Olmuyor işte,
Sen de biliyorsun,
Sana aşk yaramıyor.
Üzülüyorsun, gereksiz acıyor kanıyorsun
Evet anlıyorum bunları bile seviyorsun,
Ama artık yakışmıyor,
Sana acı yakışmıyor,
Bırak artık kalbim,
Yeter de unut her şeyi kalbim,
Yaşamadım say,
Görmedim say,
Dokunmadım, bakmadım, sevmedim say,
Aynı onun yaptığı gibi..

16 Şubat 2012 Perşembe

Hâlâ...

Yılların yorgunluğunu hissederken çıktın karşıma,
Ani ve karmaşık...
Nefes almak bile istemiyordum sensiz,
Sadece seni yaşamak güzeldi.
Zaten bundan ya hiç bir güzeli sevemedim senden sonra,
Sen yoksun diye,
her sabahım da, her gecem de, her anımda sen vardın,
Zaten sen varsın diye sevdim her şeyi,
Yaşadıklarımdan pişman olmadım hiç seni kaybetmek dışında,
Senden sonra başladı tüm pişmanlıklarım,
Senden sonra attığım her adım zehir oldu bana,
Hep korktum seni düşünmekten, hep çekindim...
Yasakladım seni kendime,
Gel gör ki buna da çok pişmanım,
Sen yoktun her şey eksikti...
Belki de seni bu kadar çok sevmekten utandım,
Ben seni sevdikçe Rabbim seni uzaklaştırdı.
Hâlâ seni çok seviyorum!
Artık korkmuyorum hiçbir şeyden korkmuyorum.
Seni hâlâ çok seviyorum...

24 Ocak 2012 Salı

Yeşil Bir Boşluk...

Büyük yanılgılarım var şimdi,
Hesap edemediklerim,
Kalıbına uyduramadıklarım var…
İlk defa ne yapacağımı bilemiyorum,
Seviyorum diyorum içimden,
Korku sarıyor her yanımı,
Sevmiyorum diyorum,
Yalan söylüyorum kendime,
Rabbimin kalbime özenle yerleştirdiği sevgiyi nasıl yok sayarım şimdi,
Seni, yaşadıklarımızı nasıl yok sayarım,
Bir daha asla göremeyeceğim yeşilini nasıl silerim aklımdan,
İnsan kendine nasıl acı çektirebilir bile bile,
Her gün öldüğünü göre göre nasıl yaşayabilir,
Yakıyorum canımı ben, kendi canımı,
Yok diyemiyorum işte,
Unut diyemiyorum,
Desem de unutamıyorum seni, yeşilini…
Yapacaklarımın planını çıkaramıyorum şimdi,
Ne zaman toplasam kendimi yeşilin sarıyor etrafımı,
Korkuyorum gözlerimi kapamaya,
Etraf yemyeşil oluyor,
Yastığa koyuyorum başımı yastık bile sen kokuyor,
Her anımda sen varken nasıl kalıba sığar gelecek günler,
Sensiz zaman akmazken nasıl kurulur gelecek hayalleri,
Dünümde yoktun belki,
Bu günüm de varsın,
Peki ya yarınım da …
Yokluğuna mı katlanacağım şimdi de,
O zaman neden sevdim ki ben seni?
Gideceğini bile bile neden yandım ki?
Sana bağıra bağıra dön diyemeyeceksem,
Neden kalbimi açtım ki sana,
Acı çekmek mi götürecek beni ölüme yokluğun mu?
Karar vermek zaman ister zamansa seni götürmeyi,
Şimdi bedenin gitti ya,
Biliyorum zaman da ruhunu alacak benden,
Peki, ey zaman söyle bana,
Bir beden ne kadar dayanabilir kalbinin gidişine…

16 Ocak 2012 Pazartesi

Olmasın...

Olmasın işte,
İstemiyorum artık,
Sevmiyorum,
Katlanamıyorum sessizliğe,
Yalnız kalışlara,
Seni hatırlatan her saniyeye dayanamıyorum işte,
Sen yoksun madem,
Akşam da olmasın işte..

8 Ocak 2012 Pazar

SENDE ÖĞRENDİM...

Tek kelime etmeden girdin hayatıma.
Sessiz sedasız açtım kalbimi,
Yaşıyorum duygularımı aynı sedasızlıkla.
Ne sen tek bir kelime ediyorsun yüksek sesle,
Ne de ben...
Sanki ufacık bir seste bitecek her şey.
Bir şeylerden korkuyor gibiyim.
Geçen her saniye daha da işleniyorsun içime.
Damla damla yazılıyor adın kalbime.
Neden seslendiremiyoruz bu ilişkiyi
Neden susuyoruz bilmiyorum.
Seninle yaşamın tadına varıyorum,
Ve yine sessiz...
Seninle öğreniyorum her şeyi,
Yepyeni hisleri...
Ve yine senden öğrendim,
Aşkı anlatmadan yaşamayı.
Bu büyük kavramın en gizemli halini sende buldum.
Dillendirmeye gerek yok öğrendim.
BEN SENDE SESSİZ YÜREK SEVDASINI ÖĞRENDİM...

14.11.2006
    20.35

Boşluk...

Bir vurgunu daha kaldıracak gücüm yok benim,
Ne beynim hazır buna nede gönlüm,
Her gittiğinde dağıldı hücrelerim,
şimdi hiçbir şeyi anlamıyor, algılayamıyorum,
İçten içe sessizce yanıyorum,
Elim kolum hareket etmiyor durgunum,
etrafımda olanların bile farkında değilim,
tek başıma kalmışım yinE
Oysa her an yanımdaydın seN
Şimdi bu koskoca boşlukta sensiz kaldığım için üstüme yürüyor bü küçücük eV
Nasıl dayanırım içimdeki alevlerE
Ya kaybet kendini tamamen benliğimden ya da gel al beni alevlerden kurtaR...

Bu da geçecek biliyorum...

bu gece daha bir çok acıyor içim sanki ,
yangınlarım daha da büyüdü,
bu gece her zamankinden daha çok ihtiyacım var sana sanki,
ellerim haraket etmekte zorlanıyor gibi,
gözlerim görmüyor gibi,
nereye baktığımı algılayamıyorum bu gece,
hiçbir şey yok aklımda,
hiçbir şey senin yokluğunun önüne geçemiyor bu gece,
kandıramıyorum kendimi,
güçlüyüm diyemiyorum,
kendime gelemiyorum,
ağlıyorum, zırlıyorum, yanıyorum,
geçmiyor...
bu gece her şey inatla seni çağrıştırıyor,
eriyorum bilmiyorsun,
duymuyorsun,
ve hala sana sesleniyorum gelmeyeceğini bile bile,
ey zaman geç artık...
biliyorum sen ilerledikçe bitecek yangınlar,
sen ilerledikçe bu da geçecek biliyorum...