20 Aralık 2016 Salı

Bil ki...

İçerilerde bir yerlerde bambaşka bir hayat yaşıyorum ben,
Zorunlu olduğum hayatıma aldırmadan.
Düşüncelerime,hayallerime ket vuracak değiller ya...
Büyük savaşlardan mağlup çıktım ne de olsa
Yenilgim büyük benim.
Asıl ben nererede kaldı bilemiyorum
Yorgun argın yaşamaya çalışıyorum 
Etrafımdan seninle ilgili her şeyi kaldırdılar
Yok saydılar seni bende,
Şimdi kimse adını bile zikretmiyor içimde kopan fırtınaları bilmeden,
Ben nefesimi bile sen diye alırken...
Yaşanan onca şeyi olmamış sayıyorlar inatla
Ama sen bakma onlara,
Bil ki unutmadım seni,
Bil ki hala seninleyim her anımda,
Bil ki...
Sevmekten vazgeçmeyecegim gözlerini...

1 Aralık 2016 Perşembe

SESİMİ UNUTTUM...

Yoruldum artık,
Yaşadıklarımdan, sustuklarımdan,
Sessiz çığlıklarımın kulağımı tırmalamasından usandım.
Hayatımın hiçbir evresinde bu kadar naçar kalmadım.
Elim kolum bağlı,
Gidecek yerim yok.
Sığınacak liman yok.
Düşünceler beynimde dolaşıyor,
Dilimden dökülenlerden hızlı.
Konuştuklarımı duyan kalmadı.
Belki de benim anlatmaya mecalim tükendi.
Kimselere diyecek sözüm yok.
İçimde yaşadıklarımı bir ben bilirim.
Yorgun yüreğimi bir ben dinlerim.
Kalabalıkların içinden yalnızlığa yürüyorum.
Bir bir arkamda kalıyor herkes.
Dönüp bakamıyorum.
Etrafımda gördüğüm gölgeler eksiliyor.
Bir benim gölgem yanımda.
Onun da dili yok.
Sessiz sedasız takip ediyor.
Bitkinim, yalnızım, umarsızım.
Günler, aylar geçiyor yollar bitmiyor.
Sessizlik tek varlığım,
Sesimi unuttum,
Kimseler bilmiyor...

17 Ağustos 2016 Çarşamba

NAFİLE...

Uzaklaşıyorum senden,
Yavaş yavaş kendime dönüyorum.
Sanki hep yanımdaymışsın gibi burnuma gelen kokun
rahatsız ediyor beni artık.
Bedenen çekip gitmek çok zor biliyorum.
Ama ruhen ayrılığın eşiğindeyim.
Bir sabah uyandığında ''Günaydın'' demeyeceğim gülümseyerek,
Gün içinde ''Nasılsın'' diye hatır sormayacağım,
Belki de neler yapıyorsun diye merak etmeyeceğim,
Geç geldiğini ya da erkenden kapı çalışını fark etmeyeceğim.
Televizyona bakarken bile farklı şeyler izliyeceğiz,
Sen ekrana yansıyanı, ben kafamda ki gidişleri...
Aynı sofraya oturduğumuzda,
Tek başımaymışım gibi gitmeyecek boğazımdan lokmalar.
Hep bir yanım eksik gibi yaşayacağım sen varken.
Bir müddet sonra bunlarda geçecek belki de,
Tamamen görünmez olacaksın bende,
İyice alışacağım bu yokluk duygusuna.
Aynı evde iki yabancı olacağız.
Ve sen hiçbir zaman anlayamayacaksın bu gidişleri.
Kendince fikirler üreteceksin belki de,
Soramayacaksın bana,
Bize neler oldu böyle diyemeyeceksin.
Desen de ben duymayacağım.
Ve bir gün bakacaksın ben yokum yanında,
Tek başınasın bu dünyada.
İşte o gün yıkılacaksın.
Kahrolacaksın, gözünün önüne gelecek son çırpınışlarım.
Nafile !!!
Etrafına bakacaksın bana ait eşyalar her yerde,
Onlara dokunacaksın tek tek.
Kıyafetlerimi koklayacaksın ben diye,
Pişman olacaksın,
Çaresizce beni arayacaksın, bulamayacaksın.
Anlayacaksın !!!
Ben çoktan gitmişim...

16 Ağustos 2016 Salı

BİL Kİ BURALARDAYIM...

''Yalnızlık sağır bir arkadaştır, sen de sesini unutursun'' demişti yaşlı adam.
Uzun zamandır sendin o yalnızlık,
Uzun zamandır sesimi unutmuştum.
Bir iki gündür ufak sesler çıkartmaya başladım sanki,
Arkadaşımdan bir şeyler çalındı kulağıma.
Ben artık unuttu diye düşünürken,
Unutmamışsın öğrendim.
Hayatın getirdiği şeyleri yaşasak da aklındaymışım öğrendim.
Şimdi sen yoksun bende,
Nerede olduğunu da bilmiyorum açıkçası.
Ama garip bir şekilde çıkamıyorsun hayatımdan,
Kısmen seviniyorum buna.
Demek ki her nokta bitiş değilmiş diyorum.
Yeni yazılacak cümleye ön hazırlıkmış.
Doğru şeyleri yaptık zamanında demek ki,
Herkesin aksine tutulucak sözler verdik birbirimize.
Bir gün bana sen nereye gidersen git hayatımdan çıkmayacaksın,
Ben hep seni düşüneceğim demiştin,
Hadi itiraf edeyim inanmamıştım,
Doğruymuş aslında.
Bir kez daha sana ne kadar inanmam gerektiğini kanıtladın bana.
Şimdi sesini duyamıyorum,
Duymak istemiyorum ama aklımdasın.
Senin gibi uzaktan takip ediyorum seni sessiz sedasız.
En iyisi de bu galiba bitirmiyorum bir şeyleri,
Tüketmiyorum hadsizce...
Biliyorum buralardasın,
Bil ki buralardayım ...
                                            DeMa... :)

21 Temmuz 2016 Perşembe

Göçebe...

Gidişler...
Sadece başka yerlere göç etmek midir gerçekten ?
Bedenini kaldırıp başka bir aleme atmak mıdır?
Gidişin başka şekilleri yok mudur ?
Ruhum göçebe benim,
Ayaklarım ona uymasa da benim gidişlerim var.
Kimi zaman çocukluğuma gidiyorum,
Küçücük heyecanları yaşamak için.
Kimi zaman da hayallerime gidiyorum,
Özgürlüğümün tadını çıkarabilmek için...
Bu gün ruhum sana aktı mesela,
Gözlerine, ellerine, gülüşüne dokundum usulca,
Yüzünü inceledim karış karış,
Kokunu çektim içime,
Saçlarını okşadım,
Uyuyordun,
Üstün açılmıştı, 
Geceleri üşürsün sen bilirim, örttüm hemen...
Sen hissetmedin bile.
Kalktım yanından baktım sana öyle uzaktan,
Küçük bir öpücük kondurdum alnına,
Sessiz sedasız geri döndüm ama
Karar veremedim,
Bu sefer hangisiydi bu gidiş,
Neyi tercih etmişti ruhum,
Çocukluğumu mu ? hayallerimi mi ?



28 Haziran 2016 Salı

Hoşça Kal Can İçim...

Yıllar geçmiş,
Bir anda uyanıyorum.
Küçük bir koltukta iki büklüm uyuyakalmışım.
Üzerimde kırmızı bir battaniye var, ama ben örtmedim onu,
Birisi üşümeyeyim diye üzerime bırakmış belli.
Yavaş yavaş daha da açıyorum gözlerimi,
Karşımda ahşap bir masa,
Masanın üzerinde kağıtlar,
Ve hala dumanı çıkan kahve,
Kokusu burnumda...
Kimseler yok etrafta, ve ben neden buradayım anımsamıyorum bir anda.
Sonra yumuşacık bir ses duyuyorum '' uyandın mı sen? ''
İçimi okşuyor bu ses ve çok tanıdık geliyor.
Yüzünü görüyorum sonra,
İnanamıyorum ne kadar yaşlanmış,
Göz kenarları kırışmış...
Yüzüme bakıyor anlamsız, sanki ne oldu der gibi,
Sanki uzunca bir süredir yanındaymışım gibi.
Ben de ona bakıyorum benim burada ne işim var der gibi...
Duvarda bir ayna ilişiyor gözüme,
Yerimden kalkıyorum usulca,
Karşımda tanımadığım bir ifade,
Saçları yer yer beyazlamış bir kadın.
Tüm cesaretimi toplayıp ona dönüyorum,
''Ben hiçbir şey hatırlamıyorum neden senin yanındayım, nasıl senin yanındayım''
Bana ne oldu, sana ne oldu diyorum,
Uzunca bakıyor gözlerime,
Yanıma geliyor gülümseyerek,
Ellerimi tutup gözlerimin içine bakıyor,
Derin bir sessizlik sonrasında gözlerinden iki damla yaş akıyor,
Ve dökülüyor sözcükler dudaklarından...
Sözümü tutuyorum sana, son nefesinde yanında olacaktım ya.
Haydi yorma kendini uzan yatağına...
Gözlerim uzaklarda , dudaklarımda tebessüm,
Ve son sözüm kafamın içinde Hoşça kal...

25 Haziran 2016 Cumartesi

Aklımdasın, Saklımdasın!!!

Kendimi tanıyamıyorum bu aralar,
Ben değil miydim seninle olmaz diyen,
Ben değil miydim kader diyen,
Bu güne dek sana tek bir şiir yazmayan ben değil miyim?
Ne değişti şimdi,
Neden bu kadar aklımdasın,
Neden sürekli elim telefonda bilemiyorum.
Sanki bir saniye de olsa sesini duysam rahatlayacak içim,
Ben ne kadar yok desem de sana hep benimleydin biliyordum,
Ben kaçtıkça sen geliyordun sanki,
Sonra vazgeçiyordun, ben geliyordum peşinden.
Tutkusu büyüktü yaşananların,
Sözlerin farklıydı,
Yanımdayken kavgalarımız bitmezdi,
Uzağımdayken hasretimiz...
Her şey bitmişti işte, yok etmiştik tüm yaşanacakları.
Yoksa yarım mı bırakmıştık acaba,
Bu yarım kalış yüzünden mi bitemiyordun bende?
İki üç haftadır sorgu mermuruyum hayatımın.
Tüm her şeyi sorguluyorum,
Kalbimi,aklımı,bedenimi,düşüncelerimi,duygularımı sorguluyorum.
Çapraz sorgu bile yapıyorum yok itiraf eden...
Sonra bir şarkı duyuyorum uzaktan ve anlıyorum...
SAKLIMDASIN...

Küçük Kaçamak...

Öyle böyle giden hayatım vardı benim,
Heyecandan uzak, silik bir hayat...
Sessiz sedasız yaşıyordum işte,
Sonra günlerden bir gün fark ettim gülüşünü,
Uzaktan samimi bakışını,
Garip bir karın ağrısı peydahlandı bir anda,
Saçlarım uçuştu sanki,
Kokun geldi bir anda burnuma...
Işıklar çaktı beynimde fark ediverdim seni bir anda.
Sonrası malum işte,
Oyun gibiydi sanki,
Kimselere fark ettirmeden gülüşmeler, bakışmalar oyunu.
Bir sabah uyandım ve...
Artık oyun oynamak istemediğimi anladım.
Son kez baktım denizine,
Son kez gülümsedim sana yine kimselere göstermeden,
Oyunun bittiğini sana bile hissettirmeden.
Küçük bir kaçamaktı denizin!!!
Ve hep öyle kalacaktı...

Yoruldum Belki De...

Eskisi gibi değiliz artık,
Sonsuz bir sabır var sanıyordum bende.
Yaptıkların hoşluk gibiydi ''boşluk'' olduğunu anlayana kadar.
Galiba biraz erken geldi aklım başıma,
Ya da ben biraz erken yoruldum belki de...
Mecalim kalmadı savaşmaya,
Hele avuntulara hiç ihtiyacım yok,
Her ilişki de bir şey öğrenirsin demiştin ya
Ben sende ne öğrendiğimi anladım sonunda.
Ben sende yanılgıyı öğrendim,
Güvenip güvenip yıkılmayı öğrendim,
Zorlukları, vurgunları, yalanları sineye çekmeyi öğrendim...
Evin kapısının eşiğindeyim şimdi,
İçeri geri dönsem neler olacağını biliyorum,
Yine aynı yokluk duygusu, yine aynı yorgunluk,
Sabır dilenmeler, kalp kırıklıkları,
Ve yine aynı ''iki kişilik yalnızlık''
Dışarıya doğru bir adım atsam,
Koca bir özgürlük, ruh temizliği,
Yeni başlangıçlar ve sınırsız bir hayat var.
Şimdi bir karar aşamasındayım anlayacağın.
Gitsem mi, kalsam mı bilemedim.
Sen olsan bu duygularda !!!
Gider miydin uçsuz bucaksız yarınlarına,
Yoksa her şeye rağmen kalır mıydın yalanlarla ???