24 Nisan 2012 Salı

Ateş Misali...

İlk defa bu kadar yorgun ruhum,
İlk defa bu kadar kırılgan.
Etrafımdakilerin boş bakışları,
Kahkaha atışları
En önemlisi sesleri yaralıyor bedenimi.
Her seste daha da kanıyorum.
Hadi oradan der dibi bakıyorlar gözlerime.
''İyisin iyisin'' diyen insanlar sarmış dört yanımı.
Ben istermiydim böyle olmayı,
Yere sağlam oturtulmuş dikili taşım derken
Her yani çürümüş bir ağaç olduğunu,
En acı şekilde öğrenmek nasıl bir his bir bilseler.
Ele avuca sığmayan bir kelebek gibiydim ben,
Kahkahalarım inletirdi Ankara sokaklarını.
Dokunmaya çalışanı yakardı bedenim.
Kendi ateşimle yaşardım mutlu mesut.
Her şeyin bir sonu var derler ya hani
Sen bana dokununca anladım.
İlk defa üşüyorum belkide
Soğukluk nedir ilk defa görüyorum
Kendi sonumu kendim getiriyorum
Sana dokununca hissedemiyorum ama
Her yanımı alev almış yanıyorum
İçim öyle soğudu ki,
Kül oluyorum biliyorum ama
Hiçbir şey yapamıyorum
                                          07.02.2011

Buruk Bir Aşk Hikayesi...

Sözler tükendi artık,
Bir şeyler bağlıyor dilimi,
Sana ne git diyebiliyorum
Ne de kal...
Git desem canım çok yanacak biliyorum
Gitme desem de sen yanacaksın.
Birbirimizi yakıyoruz her koşulda
Zarar veriyoruz bir şekilde.
Ben razıyım yanarım senin için.
Karar verdim şimdi sen git
Arkana bile  bakmadan git
Gözlerime bakarsan kal derim diye korkuyorum.
Sakın bakma, unut beni ve git...
Ayrı ayrı yaşatalım bizi
Sen kendinde bir şeyler bırak bana
Ben de sana vereyim kalbimi,
Biliyorum o sende kaldıkça ben hep yaşayacağım içinde.
Başka yerlerde biz olarak yaşayacağız.
Bir arada olamadık,
İzin vermedi yürek yarası.
Ama ayrı ayrı yaşayacağız inan.
Sen hep benimle,
Ben hep seninle,
Birbirimizi yakmadan, buruk bir mutlulukla belki,
Ama yaşayacağız inan...

                                2008

5 Nisan 2012 Perşembe

Yaşanacaklar...(Yaşayacakların)

Kimi gördü gözlerin benim gözlerimden sonra?
Kime dokundun o ellerinle bana dokunduğun gibi?
Kaç kişi girdi kanına?
Kaç kişi dokundu sakallarına?
Kaç dudakla buluştu dudakların?
Düşünmek istemiyorum başkalarına ait oluşunu.
Benden sonra bedeninin kaç ruha karıştığını,
Kimlerle bütünleştiğini düşünmek istemiyorum.
Parçalanıyorsun her gün,
Kendini, bedenini bölüyorsun bin bir parçaya.
Yavaş yavaş hazırlıyorsun bitişini.
Bundan bir kaç sene sonra ''yoruldum'' diyeceksin.
Tek düze bir hayat isteyeceksin.
Olmayacak!
Düzgün yürekler arayacaksın.
Sevmek, sevilmek isteyeceksin.
Yeri gelecek ağlayacak,
Yeri gelecek haykıracaksın.
Yorulacaksın, diz çöküp gözlerini kapatacaksın.
Ben geleceğim aklına!
Gözlerimi göreceksin karanlıklarda.
Beni dileyeceksin defalarca!
Ama olmayacak.
Herkeste beni arayacak,
Ama bulamayacaksın!
Benden sonra dokunduğun her kişide,
Beni daha çok kaybettiğini düşüneceksin!
Üzüleceksin,
İşte o an anlayacaksın benim yokluğumu!
Kalkacaksın bana benzeyen yüzler arayacaksın!
Bulamayacaksın!
Artık hiç kimse benim gibi olmayacak!
Yalnız öleceksin!
Yalnız ve buruk...

2 Nisan 2012 Pazartesi

Kayboluyorum...

Çok zaman oldu sen gideli,
Hala gördüğüm her yeşilde gözlerin,
Her rüzgarda kokun var.
Senden sonra anlamı kalmadı hiçbir şeyin,
Bomboş sanki tüm nesneler.
Adımı sorsalar!
Onu da unuttum belki de,
Bana kattığın her şey bitti belki de.
Akşamlar çöktü üzerime.
Gündüzler kayıp,
Güneş kayıp,
Yıldızlarda ışık kalmadı.
Ahh nefesine muhtaç olduğum !!!
Sensiz ekmeğin bile tadı yok.
Nefesler boğazımda düğüm.
Kesik kesik anılarım,
Senden sonram kesik kesik...
Annesini kaybetmiş minikler gibi ağlamaklı gözlerim.
Gördüğü herkese ''Anne'' diye ağlayan,
Herkesin annesi olmasını dileğidi bir çocuğum şimdi.
Yokluğun vuruyor yüzüme,
Kalp atışlarım sen oldu,
Bir gidip bir geliyor.
Gördüğüm her şeyde suretini arıyorum.
Yok ! yok ! yok! ,
Kayboluyorum...